Ana içeriğe atla

ŞEMA TERAPİSİ

Şema Terapisi


Şema Terapisi, değiştirilmesi zor çocukluk yıllarından bugüne kadar gelmiş olan davranışların tanımlanıp değiştirilmesine yardımcı olur.İlk kullanılmaya başladığı dönemlerde kronik hale gelmiş kişilik bozukluklarını tedavi için kullanılmaktaydı. Bunlar Boderline ve narsist kişilik bozukluğudur. Fakat günümüzde kronik depresyon, yeme alışkanlığı bozuklukları, çift çalışmaları, madde bağımlılığı gibi sorunlara da çözüm bulabilen bir psikoterapi biçimi haline geldi.


Şema terapide ; Temel ihtiyaçlar dikkate alınarak kişinin şema çözümü yapılır.


Bu temel ihtiyaçlar ,
-Güvenli Bağlanma İhtiyacı ,Emniyet, istikrar, empati duygularının paylaşımı, kabul edilme ve onaylanma ihtiyacı.
-Yetkinlik ve olumlu kendilik ihtiyacı, kendi kendine karar alabilme, kendini yeterli hissetme ihtiyacı.
-Kendini İfade etme ihtiyacı, Bu ihtiyacın yerine giderilememesi sonucunda kendimizden vazgeçerek başkalarının ihtiyaçlarını daha çok önemser hale gelebiliriz.
-Spontanlık ve oyun ihtiyacı, eksikliğinde Doğal dürtülerin ve kişisel tercihlerin bastıran , yok sayan aşırı ahlakçı, kuralcı ve cezalandırıcı kişilere dönüşürüz.
-Sağlıklı sınır ihtiyacı, yokluğunda kendimizi diğer insanlardan daha üstün görmeye başlarız.


Şema terapide ;
Neden her şeyi mükemmel bir şekilde yapmak isteriz?,
Neden yakınlarımızın  ilgisizliği bizi çılgına çevirir?,
Neden gereğinden fazla taviz veriyorum,
Neden diğer insanlardan daha değerli olduğumu hissediyorum ? gibi soruların cevaplarını bulmamız kolaylaşmaktadır.


Kendimizi anlayarak, aslında geçmişte yaşamış olduğumuz olumsuz davranışlar, travmalar ve istenmeyen davranışlardan kaynaklanan şemalarımızı değiştirebilir. İhtiyaçlarımızı daha kolay tespit edip, bunların giderilmesinde kendimizi en iyi tanıyan kişi olarak yardım edebilir ve yakınlarımızı da bu konuda yardımda bulunabiliriz. Sağlıklı ilişkiler kurmamıza ve kendimizi daha iyi hissetmemize yardımcı olacak şema terapiyi ihtiyaçlarını tanımlayamayan ve belirsizlik ile sıkıntı yaşayan herkese tavsiye ederim.


İyi okumalar,

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

STARBUCKS AÇMA HAYALİ/ FRANCHISING

STARBUCKS AÇMA HAYALİ/ FRANCHISING Dünya’nın çoğu yerinde olduğu gibi ülkemizde de işlek caddelerde en az 1 tane Starbucks kahve dükkanı bulunmakta, hatta bazı yerlerde 2 tane birbirine yakın dükkan bulunabilmekte. Bunun sebebi çok doğal, marka belirli bir isim yapmış ve oraya gitmek bir hava atma kaynağı. Diğer bir neden ise benim gibi kahve tiryakilerinin çok sayıda olması. Bu nedenle diğer Kahve satan yerler Kahve Dünyası, Kocatepe Kahve, Lavazza ve Caribou gibi yerlerde çoğalmaya başladı. Bir kısım kimselerin bu kadar kolay hizmetle çok para kazanıldığını farketmiş olması gerek. Bu nedenle kendileri de bu isimlerle kahve dükkanı açmak isteyebilirler. Bu yazıyı da bu yüzden yazıyorum, daha önce düşündüğüm bu fikri nasıl gerçekleştirebileceğinize gelelim. Maalesef Starbucks açmak tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de mümkün değil, işin çok güzel para kazandırdığını gören yetkililer, işi tekelleştirmişlerde aynı zamanda. Shaya Grup adında uluslar arası bir gruba ait bir şirket. Yani i…

İNTİHAR- EMİLE DURKHEİM

Emile Durkheim Ve İntihar Üzerine,
Genel ortalamaya bakıldığında toplumda on yıllık intiharların yıllık toplamlarının hemen hemen aynı kaldığını görülmektedir. Bu da bize intihar’ ın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerektiği gerçeğini sunar. Durkheim  toplumsal nedenlerden önce bireysel nedenler üzerinde durmuştur .Ona göre akıl hastalığı, sarhoşluk ve ırk gibi özellerle intihar arasında zorunlu özellikler yoktur. Bazı mevsimlerde intihar oranının artması ya da gündüz intihar oranının geceye göre daha fazla olması , o zamanlarda toplumsal hayatın daha yoğun bir biçimde almasındandır. Durkheim toplumsal olayları dikkate alarak intiharı üç bölüme ayırır. 1)Bencil (Egoistic) İntiharlar Bireyin bağlı olduğu çevreye aidiyet duygusunu tam olarak kazanamamasından kaynaklanır. Yani toplumsal bağlar gevşek olduğu ,birey kendini yalnız hissettiğinde ortaya çıkar. Avrupa’da Katolik Toplumların intihar oranı düşük, protestan toplumlarda ise yüksektir. Ona göre politik karmaşıklıklar …

ANTHONY GİDDENS SOSYOLOJİSİ

Batı sosyolojisinin en önemli temsilcilerinden biri kabul edilen Giddens, sosyolojinin merkezi problemleri yeniden ele alarak, bu eserinde sosyolojik teorinin belirsizlik ve kriz söylemlerinin hangi nedenlerden kaynaklandığını ortaya koyarak, sosyolojik teorinin kriz anında batılı sosyologların çözüm önerilerini sunmaktadır.
Eser sosyoloji merkezi problemlerinin gelişimini Auguste Comte,Emile Durckheim, Karl Marx,Max Weber Talcott Parsons,Alfred Schutz, Erving Goffman, Alain Touraine ,Jürgen Habermas, Pierre Bourdieu, Norbert Elias 'ın fikirlerini özümseyerek okuyucunun önüne sermektedir.
Kitabın analizini  ülkemizde Yrd.Doç.Dr.Ali Esgin yapmıştır. Kendi adıma kitabı oldukça kolay anlaşılır buldum.Akıcı olan kitap 572 sayfa fakat gerçeketen sosyolojinin bir özeti şeklinde olması nedeni ile çok yararlı ve öğretici . Başlangıç kitaplarının başlarında olması gerektiğine inandığım kitabı tüm sosyoloji öğrencilerine öneririm.



İyi Okumalar.