Ana içeriğe atla

MUTLAKA OKUNMASI GEREKEN KİTAPLAR-BAŞLANGIÇ


Yeni Yıla girerken okuyabileceğiniz bakış açınızı değiştirecek kitaplar

Devlet-Platon

Devletin nasıl olması gerektiğini tasvir eden  eserde Platonun hocası Socrates’in konuşmaları yer almaktadır. Ütopya daha sonra bir çok felsefenin de temel belirleyicisi olmuştur. Platon bu kitapta devleti üç ana sınıfa ayırmaktadır.
-Çalışanlar (İşçiler, çiftçiler, zanaatkarlar)
-Bekçiler (Askerler)
-Filozof yöneticiler



Platon’a göre her sınıfın bir erdemi vardır. İşçi sınıfının erdemi kanaatkar olmak, bekçi sınıfının erdemi cesaret ve yöneticilerin erdemi  ise bilgeliktir.


Emile Durchaim – İntihar

Daha önceki yazılarımda ayrıntılı olarak içeriğine değinmiş olduğum kitap  sosyolojinin temel eserlerinden biridir. İntiharın kişisel sebeplerinden çok toplumsal nedenlere bağlı olduğunu ortaya koyar.

John LOCK – İnsan Anlığı Üzerine Bir Deneme

John Lock bu eserinde bilginin ne olduğunu, onun kurucu öğelerini bunlar arasındaki bağıntıları, bu bağıntılar sonucu oluşan bilginin niteliğini , bilginin nesnesinin doğru ifade edilip edilmemesi, doğruyu nasıl ölçeceği gibi temel felsefe sorunlarına değinmiştir. Lock’ta göre bilgi doğuştan gelmediğinden  apriori (deneye dayanan bilgi) bilgi ile  ortaya çıkar.
İnsan doğduğunda zihni boş bir levha gibidir.


Leviathan- Thomas Hobbes

Mutlak güç ve yetkilere sahip egemen devleti ifade etmek için leviathan kavramını kullanılmıştır. Eser toplum sözleşmesinin en eski örneklerinden biridir.

Yapay insanın değerini anlatmak için ilk olarak onun içeriğini ve yapısını anlamak gerektiğini ifade ederek kitabını  dört ana parçaya bölmüştür.

İnsanın nasıl ve hangi sözleşmelerle yaratıldığını , bir egemenin haklarının ve  adil kudretinin yani otoritenin neler olduğunu , onu koruyan  ve çökerten şeyin ne olduğunu, üçüncü olarak bir Hristiyan devletin ne olacağı , son olarak karanlığın kralının ne olacağını ele almıştır.

Yeni Yılınız Kutlu Olsun.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

STARBUCKS AÇMA HAYALİ/ FRANCHISING

STARBUCKS AÇMA HAYALİ/ FRANCHISING Dünya’nın çoğu yerinde olduğu gibi ülkemizde de işlek caddelerde en az 1 tane Starbucks kahve dükkanı bulunmakta, hatta bazı yerlerde 2 tane birbirine yakın dükkan bulunabilmekte. Bunun sebebi çok doğal, marka belirli bir isim yapmış ve oraya gitmek bir hava atma kaynağı. Diğer bir neden ise benim gibi kahve tiryakilerinin çok sayıda olması. Bu nedenle diğer Kahve satan yerler Kahve Dünyası, Kocatepe Kahve, Lavazza ve Caribou gibi yerlerde çoğalmaya başladı. Bir kısım kimselerin bu kadar kolay hizmetle çok para kazanıldığını farketmiş olması gerek. Bu nedenle kendileri de bu isimlerle kahve dükkanı açmak isteyebilirler. Bu yazıyı da bu yüzden yazıyorum, daha önce düşündüğüm bu fikri nasıl gerçekleştirebileceğinize gelelim. Maalesef Starbucks açmak tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de mümkün değil, işin çok güzel para kazandırdığını gören yetkililer, işi tekelleştirmişlerde aynı zamanda. Shaya Grup adında uluslar arası bir gruba ait bir şirket. Yani i…

İNTİHAR- EMİLE DURKHEİM

Emile Durkheim Ve İntihar Üzerine,
Genel ortalamaya bakıldığında toplumda on yıllık intiharların yıllık toplamlarının hemen hemen aynı kaldığını görülmektedir. Bu da bize intihar’ ın nedenlerinin bireyden çok toplumda aranması gerektiği gerçeğini sunar. Durkheim  toplumsal nedenlerden önce bireysel nedenler üzerinde durmuştur .Ona göre akıl hastalığı, sarhoşluk ve ırk gibi özellerle intihar arasında zorunlu özellikler yoktur. Bazı mevsimlerde intihar oranının artması ya da gündüz intihar oranının geceye göre daha fazla olması , o zamanlarda toplumsal hayatın daha yoğun bir biçimde almasındandır. Durkheim toplumsal olayları dikkate alarak intiharı üç bölüme ayırır. 1)Bencil (Egoistic) İntiharlar Bireyin bağlı olduğu çevreye aidiyet duygusunu tam olarak kazanamamasından kaynaklanır. Yani toplumsal bağlar gevşek olduğu ,birey kendini yalnız hissettiğinde ortaya çıkar. Avrupa’da Katolik Toplumların intihar oranı düşük, protestan toplumlarda ise yüksektir. Ona göre politik karmaşıklıklar …

ANTHONY GİDDENS SOSYOLOJİSİ

Batı sosyolojisinin en önemli temsilcilerinden biri kabul edilen Giddens, sosyolojinin merkezi problemleri yeniden ele alarak, bu eserinde sosyolojik teorinin belirsizlik ve kriz söylemlerinin hangi nedenlerden kaynaklandığını ortaya koyarak, sosyolojik teorinin kriz anında batılı sosyologların çözüm önerilerini sunmaktadır.
Eser sosyoloji merkezi problemlerinin gelişimini Auguste Comte,Emile Durckheim, Karl Marx,Max Weber Talcott Parsons,Alfred Schutz, Erving Goffman, Alain Touraine ,Jürgen Habermas, Pierre Bourdieu, Norbert Elias 'ın fikirlerini özümseyerek okuyucunun önüne sermektedir.
Kitabın analizini  ülkemizde Yrd.Doç.Dr.Ali Esgin yapmıştır. Kendi adıma kitabı oldukça kolay anlaşılır buldum.Akıcı olan kitap 572 sayfa fakat gerçeketen sosyolojinin bir özeti şeklinde olması nedeni ile çok yararlı ve öğretici . Başlangıç kitaplarının başlarında olması gerektiğine inandığım kitabı tüm sosyoloji öğrencilerine öneririm.



İyi Okumalar.