Reklam

18 Ağustos 2017 Cuma

YAŞAMAK MI , ÇALIŞMAK MI?


İş hayatı, hayatımızın büyük bir kısmını kaplıyor. Şanslıysak haftada en az 40 saat çalışıp, asgari ücretin biraz üstün de maaş alarak yaşıyoruz. Dediğim gibi bu iyi bile sayılabilecek bir durum. Aslında hiç birimiz dünyaya  eğitim almak ya da bir işte birilerine para kazandırmak için ya da  asgari düzeyde paralar alarak günümüzün büyük bir çoğunluğunu iş yerlerinde geçirmek için gelmedik.
Çıralı/Kemer,2017


  Ortalama bir hesap yaptığımızda, 8 saat iş , 1 saat öğle yemeği dahil 9 saat sabah bu işe ulaşma ve akşam işten ayrılma süreçlerini de dikkate alırsak ortalama yaklaşık 10 saatimiz  aslında bizi mutlu etmeyen yerlerde geçiyor. Ortalama uyuma süremizi de 7 saat olarak belirlersek günde 7 saat yaşıyoruz. Sonra da hayat kısa dolu dolu yaşamalıyız diye  en fazla 2 hafta tatile gidebilecek  parayı biriktirmemiz gerekiyor. Bunun için borçlanıp, bunun için ekstradan çalışmak zorunda kalıyoruz. Tabi bu iş yerlerinde giydiklerimize, saçımıza ayrıca dikkat etmemiz gerektiğinden bunlar için de bir bütçe ayırmamız gerekiyor. işe gidip gelmek de ayrı bir masraf  (konu komşuyu takıyorsanız araç şart umurunuzda değilse otobüs yeterli). Tabi kafamızı sokacak bir evde lazım şimdi.Kira mı ödesek yoksa kiracı olup başkasına para ödemektense kredi çekip banka için çalışmaya devam mı etsek?soruları ile karışan kafalarla artan bağımlılığımızdan kaçan uykularımızdan belki birkaç saat az uyuyup yaşamımıza ömür katmakta  mümkün olabilir. Şaka bir yana uzun zamandır bu kadar basit ama içinden çıkılamayan denklemde  neden çalışıyorum sorusunu soruyorum kendime , özgür olmak için cevap veriyordum eskiden ama bunun aslında özgürlüğünü satmak olduğunu fark ettiğimden beri kafam daha da karıştı. Şu an yaşlanınca çalışamadığım için emekli maaşım olmazsa ne yapacağımı bilmediğimden çalıyor da olabilirim. Tabi o maaşı harcayabilecek kadar yaşarsam. Bu kadar stresli ve dinlenmeden yaşamaya vücudumuz ne kadar dayanırsa işte .Uzun dayanırsa emekli maaşını ki o da olsa olsa 2000-TL olsun yaşayarak geçinebiliriz. Ve bugün 30 lu yaşlarımla 60 lı yaşlarım için çalışıp, 60 lı yaşlarımda da sağlığım elverdiğince herkes kadar yaşanabilecek kadar yaşarım. Bu kısır döngüyü bize yaşatan sosyal çevremiz doğduğumuz koşullar etkili ama para kazananlar da para kazanma hırsı ile daha çok çalışıyor. Bugünlerde işi gücü bırakıp dünya turuna çıkanların sayısı oldukça arttı. Tabi para  biriktirememiş ve o cesareti bulamayanlar onları büyük bir keyifle film izler gibi izleyip başka bir dünya mümkünmüş naraları atarak yaşıyoruz. Mümkün de nasıl mümkün acaba? Hepimizin para kazanmaya ihtiyacı olduğu gerçeğini değiştiremediğimize göre , Ne yapalım? , daha az ihtiyaç yaratalım kendimize kırmızı ayakkabımız olmasın mesela siyah hemen hemen her renkle uyumludur. Pahalı marka çantamızda olmasın ya da 10. Çantamız. Akıllı telefon zamanın gerisinde kalamamak için şartsa güzel ve uygun markalar var artık onları tercih edelim sonra birbirimizi onun telefonu bunun arabası , şunun çantası dedikodularından koruyarak yaşamaya alıştırırsak daha az para kazanmanın beyaz yakalılar için çok da tasası kalmaz daha az para kazanmaktan kastım emeğin karşılıksız kalması değil örneğin part time çalışma ya da vardiyanın arttırılması. Günün yarısında çalışıp geri kalanında çimlerde kitap okumak istemenin tembellikle alakası olduğunu düşünmüyorum. Tabi kitap okumanın , paylaşmanın , giyindiklerinizden , bindiğiniz arabalardan , evlerinizden daha çok mutluluk vereceğini fark ettiğiniz de  sağlığını kaybedecek kadar çalışmanın ne kadar anlamsız olduğunu anlayacaksınız. Hepimizin dünya turuna fırsatı  ve parası olmayabilir. Ama daha bilinçli harcama yaparak daha az çalışmayı öneriyorum tatili 2 hafta değil her gün yapıyormuş gibi hissedelim. emekli olmak için değil, tadına varmak için yaşayalım. Her günümüz son günümüz gibi olsun .

8 Ağustos 2017 Salı

İSMİ GİBİ GÜZEL ŞEHİR ODESSA


Haziran ayı itibari ile Ukrayna’ya Türkiye’den girişler pasaportsuz. Yeni kimliğe sahip olan herkes Ukrayna’ya giriş yapabiliyor. Bazı firmaların Ankara’dan direkt uçuşları İstanbul dışında yaşayanlar için de büyük kolaylık sağlıyor. Ankara’da oturan biri olarak direkt uçuşlar benim için Odessa’yı daha da çekici yaptı. Ayrıca uçak biletlerinin ucuz olması da bu çekiciliği artırıyor. Ortalama uçak biletleri 200-TL civarında. Odessa’ya yolculuk yaklaşık 1 saat 20 dakika sürüyor. Ucuz uçuşlar genellikle gece saatlerinde. O yüzden oraya vardığınızda havaalanındaki taksicilere güvenmenizi önermiyorum. Yaklaşık 200 grivnaya götürebilecekleri yolu (yaklaşık 20-TL) 20 dolar gibi fiyatlarla götürmeyi teklif ediyorlar. Ben Türkiye’de Grivna bulamadığımdan orada havaalanında para değişimini yaptım. Çok ciddi bir kur farkı olmuyor hava alanı olmasına rağmen. Pasaportu olmayanlar için kısa bir bilgi vermek isterim oraya vardığınızda ufak bir kağıdı doldurmanızı istiyorlar kağıtta isim , kalınacak yer bilgisi gibi vize alırken alınan bilgileri kısaca yazıyorsunuz. Ben pasaportumu da yanımda götürdüğüm için doldurmadım ama arkadaşlarım doldurduğundan çok zaman kaybettirecek bir form olmadığını biliyorum.


05.08.2017 Odessa


Sıra geldi Odessa’nın tadını çıkarmaya merkeze gittiğinizde ilk görmeniz gereken yer opera binası gerçekten mimarisi , bahçesi ile ihtişamlı bir bina. Ağustos ayında açık öğlen ve akşam seanslarında opera izlemenizde mümkün. Benim için  gerçekten çok keyifli bir tecrübeydi. Binanın tam karşısında da Arkeoloji müzesi bulunuyor. Müze ücretleri genelde 10 TL’ye yakın fiyatlar oluyor.

04.08.2017 İstanbul Park
Opera binasının arka tarafındaki parkın bir ucu ünlü merdivenlere diğer ucu İstanbul Park’a açılıyor. Yaklaşık 1 milyon nüfusa sahip Odessa’da kocaman bir İstanbul Parkımızda mevcut. Bu bölge tamamen turistik olarak dizayn edilmiş.

03.08.2017 


Odessa'nın denizi yosunlu , biraz da kirli o yüzden denizini öneremeyeceğim ama çok güzel güneşlenme alanlarına sahip, keyiflice içkinizi içip kitabınızı okuyabileceğiniz bir alanı çok para ödemeden kiralayabilirsiniz.Denize giden yolları genellikle ormanlık alanlardan geçiyor. Bu yüzden bu alanlar çok daha keyifli hale geliyor. Deniz kenarında bulunan çokta güzel kafeler, restorantlar mevcut. Fiyatları da Türkiye'ye oranla çok daha uygun.
02.08.20717


Merkezde çok güzel kafeler de mevcut. Ünlü Borsch Çorbasını her restorantta bulmanız mümkün. Tadı da çok güzel öneririm. Ben genel itibari ile yemeklerini beğendim kafeleri resterontları ve asıl eşsiz parkları ile ben Odessa'yı çok sevdim .Hepinize gönül rahatlı ile öneririm.

Odessa'daki ünlü sandelye , 12 Sandalye Romanı'nı anlatmaktadır.
Ayrıca merkezde yer alan çarşı ince işçiliği ve muhteşem manzarası ile mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri.



İyi eğlenceler.



ÇEKİLİŞ SONUCU

  ÇEKİLİŞ SONUCU Merhaba çekilişleri sonucunu yoğunluk sebebiyle biraz geç açıklıyorum umarım yeni yıl sizlere uğurlu gelir. Çekiliş sonucu ...