Reklam

28 Şubat 2019 Perşembe

BUKALEMUN

Bu yazıyı bana , üniversitede tanıma fırsatı bulduğum Derya Kaya diğer ismi ile filozofyolda gönderdi. Kadın yazıları benim için çok kıymetli, duygularını ve inançlarını benimle paylaşan tüm kadınlara buradan teşekkürlerimi sunuyorum,






BUKALEMUN-


Bir bukalemun olsa kadın daha mutlu olur muydu ? Tamam 


Kaçar bazen insan insandan, kaçar yine kendinden.



Siz hiç görünmez olmak istediniz mi ya da kendinizi nasıl hissediyorsanız öyle gösterebilmeyi ?



Ben istedim.



Zamanla daha da kararsız, çelişkili bir insan olup çıktım.



Benimkisi ruh-beden düalizmini çoktan geçti.



İnkar-kabul- inkar-kabul -inkar yani bir nev-i 



Bu sonuçsuz döngü içerisinde Pavlov'un köpeği gibi koşullanmam da "mutluluğu" hedefledim.



Tek yapabildiğim şey olduğum yere geri dönmek idi.



Nerde bir zil sesi (mutluluğu) duysam koşar adım yine gittim. Sonuç ise hep yek geldi.



Zamanla inkar yerini kabul'e verdi.

Anladım ki benim yaptığım şey kendimi kandırmaktan başka bir şey değildi. 



Şimdi ise için de bulunduğum "sönme" evresi

Döndüm artık o köşeyi, önümde başka başka yollar.


Ve evet, bir bukalemun olsa kadın mutlu olur'du bir zamanlar belki.

20 Şubat 2019 Çarşamba

Thanaka'yı (Tanaka ) duymayanlar için

Myanmar'da her kadının yüzünde görebileceğiniz  tanaka , tanaka adı verilen bir ağaçtan üretiliyor. toz biçiminde , suyla karıştırıldığında çamur görünümünü alıyor. Doğal E vitamini içerdiği ve  antioksidan , antibakteriyel  özelliklere sahip olması nedeni ile oldukça yaygın olarak kullanılan bir ürün. Ürünün güneşten koruduğu ve bakterilerle savaştığı söyleniyor.
Thanakayı biraz su ile karıştırp, pamuk yardım ile yüzünüze sürebilirsiniz.
Tüm vücut için yararlı olduğunu düşündüklerinden Myanmarlılar kalan çamurun suyunu vücutlarına sürmek için de kullanıyorlar.










Klinik araştırmalar olmamasına rağmen Sıtma , epilepsi, cüzzam , kalp hastalıkları ve mide enfeksiyonlarını da önlediği rivayetler arasında. Fakat Elma ile birlikte kullanıldığında yani hem elma hem de tanaka midede karıştığında ölümcül sonuçları olabileceği söylentiler arasında. Myanmar, Tayland gibi bölgelerde kadınlar cildi beyazlatmak içinde bu ürünü kullanabiliyor. Tabi sadece kadınlar değil aynı zamanda erkeklerde gün içinde kullanmasalarda tanakayı gece uyku maskesi olarak kullanabiliyor. Bende bir tane edindim. Henüz tam olarak test etmiş sayılmam çünkü bir kere kullandım fakat gerçekten çok övdüklerinden hemen kullanmaya başlayacağım.
İşe yarıyorsa ucuz ve sağlıklı bir ürün olduğundan oldukça ünleneceğinden eminim.
Güzellikle kalın.

21 Ocak 2019 Pazartesi

Kısacık konfor alanından çıkmak üzerine...


Gezdiğim süreçlerde çok güzçlü ve güzel kadınlarla tanışma fırsatım oluyor. Seyahat etmeyi belki de en çok bu yüzden seviyorum. Bu güçlü kadınların hayatlarından bir parçada olsa hayatlarımıza katmak adına kendilerinden benim için yazı yazmalarını istedim.  İspanya'da tanıştığım Gözde'de beni kırmadı ve bu güzel yazıyı yazdı. Kendisine buradan çok teşekkür ederim.

Kısacık konfor alanından çıkmak üzerine...

Yaşama özgü ne varsa biz insanlar için alışılmışın dışına çıkıldıkça "yaşamak" anlam kazanıyor. Peki alışılmışın içindeyken ne oluyor? Bence yaşıyor gibi yapmaya benziyor. 
Bugün pek çok insanın şikayeti bu değil mi: rutin hayatlar, monotonlaşan hayat seyri, alışılmışın içine sıkışmak...İnsanlar bu akışı canlandırmak için çeşitli geçici, günü kurtarmalık çözümler üretiyor; kurslara yazılıyor, workshoplara katılıyor, seyahatler ediyor ama günün sonunda sorular yok mu akıllarda ? Var. Bu noktada bakarsak; monotonlaşan tam olarak nedir ? Hayat mı biz mi içinde bulunduğumuz ortam mı?  

Bana kalırsa insan değişirse ilintili olduğu her şey onla beraber değişiyor. Dolayısıyla bugün, biz modern yaşam insanları, bulunduğumuz alanlara mekanlara, bağlantılı olduğumuz kişilere, gerçekleşen olaylara daha bir bağımlıyız, onlarla ilişkilerimizde biraz daha garanticiyiz, korumacıyız. Hal böyle olunca içinde bulunulan konfor alanını terk etmek zorlaşıyor. Çünkü içsel dinamikleri gereği yeni olan risklidir, bilinmezdir, tüm yanlarıyla öngörülemeyebilir. Bir yanda konfor alanı, bir yanda bilinmeyen.Sonuç çoğunlukla konfor alanında kalmaktan yana tercih ediliyor. Diğer taraftan ise günün sonunda içsel olarak bir şeyler yapma dürtüsüyle savaşan bizler, modern yaşam insanları var olmaya devam ediyor. Sosyal medyada dünya gezginleri çılgınca takip ediliyor, her şeyini satıp ülkemin nadide yerlerine yerleşenler çok ilgi görüyor. Hepsinin merkezinde aslında aynı sebep var; içsel olarak değişmek istiyoruz, içsel bir çağrı alıyoruz; ancak çeşitli özellikle zihinsel birtakım süreçlerde nasıl olur derken oralarda takılıp kalıyoruz. Günün sonunda işte hep o hayaller, iç geçirmeler, "adam yapmış ya!"lar kalıyor ve kendimizden biraz daha uzaklaşıyoruz.
Zihinsel ya da mantıki sorgulamalar çerçevesinde bakarsak; ister geleneksel değerlere ters düşmesi olsun, ister ailesel kodlamalardan dolayı alışık olunmasın, ister yalnız kalınır korkusu olsun, ister toplumdan dışlanma çekincesi olsun ki sebepler çoğaltılabilir, işin sonundan kişinin kendi olmaması hadisesi var. Ve bu bir insan için inanılmaz bir yük oluşturmaktadır. Çoğu insan bunu başına gelen bir deneyimle fark ediyor. Kaza olabilir, hastalık olabilir. Bir düşününce, son nefesini verene kadar bu benlik içindesin ve sistem içinde onla işlemektesin. Burada bulunma amacın bu benlik aracılığıyla ve her gelen, gelişen deneyimle kendin olmak, kendini gerçekleştirmek ve sergilemek. Değişmek, dönüşmek, gelişmek ise bu sistemin katalizörü ise sen her akışı durdurduğunda, konfor alanında kaldığında biraz daha kendin olmaktan vazgeçiyorsun demek. O yüzden kişi için ağır bir yük!
Sözün özü, ailemiz hayatımızdan çıkabilir, arkadaşlara veda edebiliriz, iş hayatından insanlar belli bir dönem hayatımıza eşlik edebilir; ama sen kendinle bir ömür boyu berabersin. Ne yapıyorsam kendime ne yatırım yapıyorsam yine kendime !
Değişim, dönüşüm, yenilikler başta korkutucu gelebilir; ancak günün sonunda temiz bir zihin, rahat bir içsel dünya ve yapmadım pişmanım dememek var. O yüzden sen de yapabilirsin 23 senedir memur olarak çalışan; ancak emekli olup sahil şeridinde bir ilçeye yerleşmek isteyen Ayşe teyze; sen de yapabilirsin kenarda köşede biriktirdikleriyle dünyayı dolaşmak isteyen gönülden gezgin Ali; sen de yapabilirsin senelerce beyaz yaka olarak çalışıp özgün deneyimleriyle kendi işini kurmak Selçuk Amca !
Yani yaparım, yaparız, yapabiliriz...
Değişime, gelişime her daim kucak açanlardan olmak dileğiyle 
Sevgiler
Gözde Bitik -Bursa- Yoga , Reiki öğreticisi

ÇEKİLİŞ SONUCU

  ÇEKİLİŞ SONUCU Merhaba çekilişleri sonucunu yoğunluk sebebiyle biraz geç açıklıyorum umarım yeni yıl sizlere uğurlu gelir. Çekiliş sonucu ...